Tehir-i İcra: Nedir, Ne Zaman Gerekir, Adım Adım Nasıl Alınır?
Giriş
Mahkemede aleyhinize bir karar çıktı, karar henüz kesinleşmedi ve siz istinaf ya da temyiz yoluna başvurdunuz. Buna rağmen birkaç gün sonra icra emri gelebilir; maaşınıza, banka hesabınıza veya aracınıza haciz konulabilir. Çünkü Türk hukukunda para alacağına ilişkin bir mahkeme kararı, kural olarak kesinleşmesi beklenmeden icraya konulabilir. Bu noktada borçluyu koruyan kurumun adı tehir-i icra, yani icranın geri bırakılmasıdır.
Bu yazıda tehir-i icranın ne olduğunu, hangi durumlarda gerektiğini, hangi kararlarda zaten gerekmediğini ve 2021'de değişen usule göre adım adım nasıl alındığını anlatıyoruz.
Tehir-i İcra Nedir?
Tehir-i icra, kesinleşmemiş bir mahkeme kararına dayanılarak başlatılan ilamlı icra takibinin, kanun yolu incelemesi (istinaf veya temyiz) sonuçlanıncaya kadar teminat karşılığında durdurulmasıdır. Dayanağı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 36. maddesidir.
Kurumun mantığı basittir: Kanun yoluna başvurmak, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz (HMK m.350, m.367). Alacaklı, kesinleşmeyi beklemeden takip başlatabilir. Ancak üst mahkeme kararı bozduğunda borçlunun malları çoktan satılmış, parası çoktan tahsil edilmiş olabilir. Tehir-i icra, alacağın tamamını güvenceye alan bir teminat karşılığında icrayı bekletir. Böylece hem alacaklının hakkı korunur hem de borçlu, henüz kesinleşmemiş bir karar yüzünden telafisi güç bir zarara uğramaz.
Şunu da belirtelim: Tehir-i icra kararı ilamı ortadan kaldırmaz, borcu da sona erdirmez. Yalnızca kanun yolu incelemesi bitene kadar icranın ilerlemesini durdurur.
Tehir-i İcra Hangi Durumlarda Gerekir?
Tehir-i icraya ihtiyaç duyulan tipik durumlar şunlardır:
- Para alacağına ilişkin bir karar aleyhinize verildiyse: Örneğin bir alacak, tazminat, kira bedeli veya işçilik alacağı davasını kaybettiyseniz ve karar kesinleşmeden icraya konulduysa.
- Kiralanan taşınmazın tahliyesine karar verildiyse: Tahliye kararları da kesinleşmeden icra edilebilir. Kiracı tehir-i icra kararı almazsa istinaf süreci devam ederken tahliye edilebilir.
- Bir taşınır malın teslimine karar verildiyse: Belirli bir eşyanın teslimine ilişkin kararlarda da durum aynıdır.
- İcranın yol açacağı zarar telafisi güç olacaksa: Örneğin işletmenizin banka hesaplarına, araçlarına veya makinelerine konulacak hacizler faaliyetinizi durma noktasına getirecekse ve kararın üst mahkemede değişeceğine inanıyorsanız.
Tehir-i icra yalnızca ilamlı takiplerde, yani bir mahkeme kararına dayanan takiplerde söz konusu olur. Senede, faturaya veya sözleşmeye dayanan ilamsız takiplerde tehir-i icra yoktur. Orada borçlunun başvurabileceği yollar ödeme emrine itiraz, menfi tespit davası ve bu davada alınacak ihtiyati tedbirdir. Bu farka aşağıda ayrıca değiniyoruz.
Hangi Kararlarda Tehir-i İcraya Gerek Yoktur, Hangilerinde Alınamaz?
Kesinleşmeden icra edilemeyen kararlar
Bazı kararlar zaten kesinleşmeden icraya konulamaz; bunlar için tehir-i icra almaya gerek yoktur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar ile taşınmaz mallar ve bunlara ilişkin ayni haklara dair kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2, m.367/2). Tapu iptali ve tescil, taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi, boşanma ve soybağına ilişkin kararlar bu kapsamdadır. Uygulamada bu tür kararlara bağlı yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de kesinleşmeden takibe konulamayacağı kabul edilmektedir.
Nafaka kararları
Nafaka kararları ise kesinleşmesi beklenmeden icra edilir ve bu kararlar hakkında tehir-i icra kararı verilemez (İİK m.36). Nafaka alacaklısının günlük geçimi söz konusu olduğundan kanun koyucu bu alacağın kanun yolu süresince beklemesini istememiştir.
Adım Adım Tehir-i İcra Nasıl Alınır?
2021 yılında 7343 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce tehir-i icra kararı bölge adliye mahkemesinden veya Yargıtay'dan alınıyordu. Bugün bu karar, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesinden alınmaktadır. Anayasa Mahkemesi de 2025 yılında bu düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Güncel usule göre süreç şöyle işler:
- Kanun yoluna süresinde başvurun. İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi kural olarak kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345, m.361). Tehir-i icra ancak kanun yoluna başvurulmuş bir karar için istenebilir.
- Başvurunuzu belgeleyin. Kararı veren mahkemeden istinaf veya temyiz dilekçesinin verildiğini gösteren şerhi (derkenar) ya da UYAP üzerinden alınan başvuru belgesini temin edin.
- Güncel borcu öğrenin. İcra dosyasından asıl alacak, faiz, masraf ve vekalet ücretini gösteren güncel dosya hesabını (kapak hesabı) çıkartın. Teminat bu tutar üzerinden belirlenecektir.
- Teminatı icra dairesine sunun. Hükmolunan parayı veya eşyayı icra dairesine depo edin ya da kanunun kabul ettiği türden bir teminat gösterin.
- İcra müdürlüğünden süre (mehil) isteyin. Kanun yoluna başvurduğunuzu gösteren belge ve teminatla icra müdürlüğüne başvurduğunuzda müdür, icra mahkemesinden tehir-i icra kararı getirmeniz için size uygun bir süre verir ve buna dair mehil belgesini düzenler. Bu süre ancak zorunluluk halinde uzatılabilir.
- İcra mahkemesine başvurun. Mehil belgesi, kanun yolu başvuru belgesi ve teminat belgesiyle takibin yapıldığı yer icra mahkemesine başvurarak tehir-i icra kararı verilmesini isteyin. Mahkeme, teminatın yeterliliği ve kanuni şartlar yönünden inceleme yapar.
- Kararı icra dosyasına sunun. İcra mahkemesinin verdiği tehir-i icra kararını icra dairesine ibraz ettiğinizde icra işlemleri durur. Gider avansı yatırılırsa karar, ilamı veren mahkemeye ve icra dairesine en seri şekilde bildirilir.
Burada zamanlama hayati önemdedir. Mehil, karar getirmeniz için tanınan bir süredir; bu süre içinde icra mahkemesinden karar alınıp dosyaya sunulmazsa takip kaldığı yerden devam eder.
İlamlı takipte icra emrinin tebliğinden itibaren borçlunun ödeme için yalnızca yedi günü vardır (İİK m.32). Kanun yoluna başvuru, teminat ve mehil işlemlerini bu süre içinde başlatmak, hacizler gelmeden süreci kontrol altına almanızı sağlar. Teminatı nakit yatıracaksanız tutarı önceden hazırlamanız işinizi hızlandırır.
Teminat: Ne Kadar ve Hangi Türde?
Tehir-i icranın olmazsa olmaz şartı teminattır. Teminat, kararda hükmedilen para veya eşyanın tamamını karşılamalıdır. Uygulamada icra dosyasındaki güncel borç (asıl alacak, işlemiş faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti) esas alınır; icra müdürlükleri kanun yolu süresince işleyecek faiz için ilave bir miktar da isteyebilmektedir.
İİK m.36'ya göre kabul edilen teminat türleri şunlardır:
- Hükmolunan paranın veya eşyanın icra dairesine depo edilmesi (nakit teminat),
- Muteber banka kefaleti, uygulamadaki adıyla bankalardan alınan kesin ve süresiz teminat mektubu,
- İcra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni veya taşınmaz rehni (ipotek),
- Hisse senedi ve tahvil gibi kıymetli evrak (esham ve tahvilat),
- Takip dosyasında haczedilmiş ve borcu karşılamaya yeterli mallar.
En hızlı ve sorunsuz yöntem nakit depo veya banka teminat mektubudur. Taşınmaz rehni gibi seçeneklerde değer tespiti ve tescil işlemleri süreci uzatabilir.
Tahliye kararlarında teminat
Kiralanan taşınmazın tahliyesine ilişkin kararlarda teminat üç aylık kira bedeli tutarındadır. İcra mahkemesince verilen tahliye kararlarında da (İİK m.269/c) borçlu tehir-i icra yoluna başvurabilir. Kararda tahliyenin yanında kira alacağına da hükmedilmişse, para alacağına ilişkin kısım için ayrıca teminat gösterilmesi gerekir.
Kanun Yolu İncelemesi Bitince Ne Olur?
- Karar onanırsa veya istinaf başvurusu esastan reddedilirse: Tehir-i icra sona erer. Alacaklı alacağını teminattan alır; teminat yetmezse takip borçlunun diğer malları üzerinden devam eder. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve karara karşı temyiz yolu açıksa tehir-i icra temyiz süresinin sonuna kadar devam eder. Temyiz aşamasında da icranın durması isteniyorsa aynı usulle yeniden karar alınmalıdır.
- Karar borçlu lehine kaldırılırsa veya bozulursa: Teminat borçluya iade edilir. Bölge adliye mahkemesi başvuruyu kabul ederse teminatın iadesine kendiliğinden karar verir; Yargıtay bozarsa iade konusunda bozmadan sonra esası inceleyecek mahkeme karar verir.
- İcra mahkemesi tehir-i icra talebini reddederse: Bu karar kesindir ve takip devam eder.
Tehir-i icra alınmamış, borç ödenmiş ya da mallar satılmışsa ne olur? İlam üst mahkemece tamamen veya kısmen kaldırılırsa, ayrı bir dava açmaya gerek kalmadan icra eski hale iade edilir ve borçlu ödediğini geri alabilir (İİK m.40). Ancak satılmış bir malın geri alınması çoğu zaman mümkün olmadığından, bu imkan tehir-i icranın sağladığı korumanın yerini tutmaz.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Mevcut hacizler kendiliğinden kalkmaz. Tehir-i icra yeni icra işlemlerini ve satışı durdurur; daha önce konulmuş hacizler yerinde kalır. Gösterilen teminat borcun tamamını karşılıyorsa fazla hacizlerin kaldırılması ayrıca talep edilebilir.
- Teminatın maliyetini hesaba katın. Nakit teminat kanun yolu süresince bloke kalır; banka teminat mektubunun ise komisyon maliyeti vardır. İstinaf ve temyiz süreçlerinin ne kadar sürebileceğini düşünerek karar verin.
- Teminatın iadesini takip edin. Lehinize karar çıktığında teminat her zaman kendiliğinden hesabınıza dönmez; iade talebinizi zamanında dosyaya sunun.
- Kanun yolu dilekçenizi ciddiye alın. Tehir-i icra yalnızca zaman kazandırır. Asıl sonucu belirleyen, istinaf veya temyiz dilekçesinde kararın neden hatalı olduğunun güçlü biçimde ortaya konulmasıdır.
İlamsız Takipte Ne Yapılır?
İlamsız takiplerde (örneğin senede, faturaya veya sözleşmeye dayanan takiplerde) tehir-i icra yolu yoktur. Bu takiplerde borçlunun korunma araçları farklıdır:
- Ödeme emrine itiraz: Genel haciz yoluyla takipte süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur.
- Menfi tespit davası ve ihtiyati tedbir: Takipten önce açılan menfi tespit davasında borçlu, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat göstererek takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteyebilir. Takipten sonra açılan davada ise aynı oranda teminatla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için tedbir istenebilir (İİK m.72).
- Kambiyo senetlerine dayalı takip: Borçlu icra mahkemesine borca veya imzaya itiraz ederken takibin geçici olarak durdurulmasını da isteyebilir (İİK m.169/a).
| Kurum | Nerede uygulanır? | Kimden alınır? | Teminat |
|---|---|---|---|
| Tehir-i icra (İİK m.36) | İlamlı takip, kanun yolu aşamasında | Takibin yapıldığı yer icra mahkemesi | Hükmolunan tutarın tamamı (tahliyede üç aylık kira) |
| Menfi tespitte ihtiyati tedbir (İİK m.72) | İlamsız takipten önce veya sonra | Menfi tespit davasına bakan mahkeme | Alacağın en az %15'i |
| Yürütmenin durdurulması (İYUK m.27) | İdari işlemler ve idari yargı kararları | İdare mahkemesi veya Danıştay | Mahkemenin takdirine bağlı |
Sık Sorulan Sorular
Tehir-i icra için kanun yoluna başvurmuş olmak şart mı?
Evet. Tehir-i icra, istinaf veya temyiz incelemesi süresince icranın durdurulmasıdır; kanun yoluna başvurulmamış bir karar için istenemez.
Teminatı yatırdım, icra hemen durur mu?
Teminat yatırıldıktan sonra icra müdürlüğü, karar getirmeniz için süre (mehil) verir. İcranın kesin olarak durması için bu süre içinde icra mahkemesinden tehir-i icra kararı alınıp icra dosyasına sunulması gerekir.
Tehir-i icra kararı ne kadar sürede çıkar?
Kanunda belirli bir süre öngörülmemiştir. İcra mahkemeleri bu talepleri değişik iş olarak dosya üzerinden inceler; süre mahkemenin iş yüküne göre değişir. Bu nedenle başvurunun eksiksiz ve hızlı yapılması önemlidir.
Nafaka kararına karşı tehir-i icra alınabilir mi?
Hayır. Nafaka kararları kesinleşmeden icra edilir ve bu kararlar hakkında tehir-i icra kararı verilemez.
Tapu iptal kararında tehir-i icra gerekir mi?
Hayır. Taşınmaz mallara ve bunlara ilişkin ayni haklara dair kararlar kesinleşmeden zaten yerine getirilemez; bu nedenle tehir-i icraya gerek yoktur.
Sonuç
Tehir-i icra, kesinleşmemiş bir karar yüzünden malvarlığınızın geri dönülmez biçimde elden çıkmasını önleyen güçlü bir araçtır; ancak teminat yükü ve sıkı süreleri olan teknik bir süreçtir. Kanun yoluna başvuru, teminatın doğru hesaplanması, mehil alınması ve icra mahkemesi kararının zamanında dosyaya sunulması zincirindeki her halka önemlidir.
Alacaklı tarafta iseniz ve borçlunun mallarını kaçırmasından endişe ediyorsanız ihtiyati haciz yazımıza da göz atabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Teminat miktarı ve usul, takibin türüne ve kararın içeriğine göre değişebilir; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
İlgili Mevzuat
| Mevzuat | İlgili hükümler |
|---|---|
| 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu | m.32 (icra emri), m.36 (icranın geri bırakılması), m.40 (ilamın bozulması ve eski hale iade), m.72 (menfi tespit ve istirdat davaları), m.169/a (kambiyo senetlerinde itiraz), m.269/c (tahliye) |
| 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu | m.345 (istinaf süresi), m.350 (istinaf başvurusunun icraya etkisi), m.361 (temyiz süresi), m.367 (temyizin icraya etkisi) |
| 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu | m.27 (yürütmenin durdurulması) |
| 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG: 30.11.2021, sayı 31675) | m.5 (İİK m.36'da yapılan değişiklik) |
Dosyanız hakkında görüşelim
0212 343 4336 · 0532 452 9666 · [email protected]