HAGB ve Hapis Cezasının Paraya Çevrilmesi (TCK 50): Güncel Kurallar ve Farklar | DTB Hukuk
← Makalelere Dön
Ceza Hukuku · Ceza Muhakemesi · 12.10.2026

HAGB ve Hapis Cezasının Paraya Çevrilmesi (TCK 50): Güncel Kurallar ve Farklar

Av. Doğan Tan Bayrak ·DTB Hukuk ·Ceza Hukuku

Giriş

Ceza yargılaması sonunda verilen her mahkumiyet kararı cezaevi ile sonuçlanmaz. Türk hukukunda kısa süreli hapis cezalarının infazından kaçınmak ve kişiye ikinci bir şans tanımak için birkaç kurum vardır: hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), hapis cezasının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve cezanın ertelenmesi. Bu kurumlar duruşma salonunda çoğu zaman aynı cümlede geçtiği için sıkça birbirine karıştırılır.

Bu yazıda önce HAGB'yi 2024 ve 2026 değişiklikleriyle birlikte güncel haliyle, ardından kısa süreli hapis cezasının çevrilmesini (TCK m.50), özellikle de mahkemenin çevirmek zorunda olduğu halleri (TCK m.50/3) anlatıyor; son olarak bu kurumları erteleme ile birlikte karşılaştırıyoruz.

HAGB Nedir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkemenin sanık hakkında kurduğu mahkumiyet hükmünü açıklamayıp beş yıllık bir denetim süresine bırakmasıdır (CMK m.231). Sanık bu süreyi kasıtlı yeni bir suç işlemeden ve kendisine yüklenen yükümlülüklere uyarak geçirirse açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir. Böylece kişi hakkında hiç mahkumiyet doğmamış olur.

HAGB kararında bir ceza miktarı yazar; ancak bu ceza, sanık denetim süresinde kurallara uyduğu sürece hiçbir zaman açıklanmaz ve infaz edilmez. Kanunun ifadesiyle HAGB, müsadereye ilişkin hükümler dışında kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasıdır.

HAGB'nin Güncel Hali: 2024 ve 2026 Değişiklikleri

HAGB son yıllarda Anayasa Mahkemesi kararları ve kanun değişiklikleriyle birkaç kez yeniden şekillendi. Bugün uygulanan sistemi anlamak için şu üç gelişmeyi bilmek gerekir:

  • 1 Haziran 2024 (7499 sayılı Kanun): Bu tarihten itibaren verilen HAGB kararları için sanığın kabulü şartı kaldırıldı ve HAGB kararlarına karşı itiraz yerine istinaf yolu getirildi. Sanık artık HAGB'yi "kabul etmiyorum" diyerek engelleyemiyor; buna karşılık kararı esas yönünden üst mahkemeye taşıyabiliyor. 1 Haziran 2024'ten önce verilen kararlarda kabul şartı aranmaya devam ediyor.
  • 10 Temmuz 2025 (Anayasa Mahkemesi kararı): Anayasa Mahkemesi, CMK m.231'in HAGB'yi düzenleyen fıkralarını iptal etti. Mahkeme; kurumun sanığı kanun yolundan önceden vazgeçmeye yöneltebildiğini, mağdur için yeterli ve etkili bir giderim sağlamadığını ve kamu görevlilerince işlenen işkence ve kötü muamele suçlarında cezasızlığa yol açabildiğini vurguladı. İptal kararı 30 Eylül 2026'da yürürlüğe girecekti.
  • 31 Temmuz 2026 (7589 sayılı Kanun): İptal yürürlüğe girmeden önce kanun koyucu CMK m.231'in beşinci ila on dördüncü fıkralarını yeniden düzenledi. Kurumun temel yapısı korundu; işkence, eziyet ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek kamu görevlisi suçları HAGB'nin kapsamı dışına çıkarıldı.

Aşağıda anlattığımız kurallar, bu son düzenlemeye göre bugün yürürlükte olan haldir.

HAGB'nin Şartları

Mahkemenin HAGB kararı verebilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekir (CMK m.231/5-6):

  • Ceza sınırı: Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmalıdır. Burada suçun kanundaki cezası değil, artırım ve indirimler uygulandıktan sonra ulaşılan sonuç ceza esas alınır. Adli para cezasında bir miktar sınırı yoktur.
  • Kasıtlı suçtan önceki mahkumiyet bulunmaması: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum edilmemiş olması gerekir. Taksirli suçlardan önceki mahkumiyetler engel oluşturmaz.
  • Yeniden suç işlemeyeceği kanaati: Mahkeme, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını değerlendirerek yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmalı ve bunu gerekçelendirmelidir.
  • Zararın giderilmesi: Suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zarar, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmelidir. Sanık zararı hemen ödeyemiyorsa mahkeme, denetim süresi içinde aylık taksitlerle ödenmesine karar verebilir. Yargıtay, somut bir maddi zararın bulunmadığı suçlarda bu şartın aranmayacağını kabul etmektedir.
  • Kapsam dışı bir suç olmaması: İşkence, eziyet ve kamu görevlilerinin görevleriyle bağlantılı olarak işlediği, Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB uygulanmaz (CMK m.231/14).

Ayrıca sanık, önceki bir HAGB kararının denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlemişse, bu yeni suç için ikinci kez HAGB kararı verilemez. Önceki HAGB'nin denetim süresi dışında işlenen bir suç için ise bu yol kapalı değildir.

Denetim Süresi ve Yükümlülükler

HAGB kararı verilen sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Mahkeme bu süre içinde, bir yılı geçmemek üzere sanığa şu yükümlülüklerden birini veya birkaçını yükleyebilir (CMK m.231/8):

  • Bir mesleği veya sanatı yoksa, meslek veya sanat edinmesi amacıyla bir eğitim programına devam etmek,
  • Bir mesleği veya sanatı varsa, bir kamu kurumunda ya da aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalışmak,
  • Belirli yerlere gitmemek, belirli yerlere devam etmek veya mahkemenin uygun göreceği başka yükümlülüklere uymak.

Denetim süresi boyunca dava zamanaşımı durur. Bu konunun ayrıntılarını ve uygulamada sık yapılan hesap hatalarını ceza ve dava zamanaşımı yazımızda örnekleriyle anlattık.

Denetim Süresinin Sonu: Düşme mi, Hükmün Açıklanması mı?

  • Denetim süresi kurallara uygun geçirilirse: Sanık kasıtlı yeni bir suç işlemez ve yükümlülüklere uyarsa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir (CMK m.231/10). Kişi hakkında mahkumiyet doğmaz.
  • Kasıtlı yeni bir suç işlenirse: Denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan verilen mahkumiyet kesinleştiğinde mahkeme, geri bırakılan hükmü açıklar. Ceza, ilk kararda belirlendiği şekliyle ortaya çıkar; mahkeme bu aşamada cezayı artıramaz. Taksirli bir suç ise, bilinçli taksirle işlenmiş olsa bile, hükmün açıklanmasına yol açmaz.
  • Yükümlülüklere aykırı davranılırsa: Mahkeme yine hükmü açıklar; ancak sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine karar verebilir ya da koşulları varsa hapis cezasını erteleyebilir veya kısa süreli ise seçenek yaptırımlara çevirebilir (CMK m.231/11).

Hükmün açıklanması, sanığın yıllar sonra beklemediği bir anda kesinleşmiş bir mahkumiyetle karşılaşması demektir. Denetim süresinde hakkında yeni bir soruşturma başlayan kişi, bunun eski HAGB dosyasına etkisini mutlaka hesaba katmalıdır.

HAGB Kaydı, Müsadere ve Kanun Yolu

  • Adli sicil: HAGB kararları sabıka kaydında (adli sicil belgesinde) görünmez. Bu kararlar ayrı bir sisteme kaydedilir ve yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olarak savcı, hakim veya mahkeme tarafından istendiğinde kullanılabilir (CMK m.231/13). Bununla birlikte güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması gibi bazı özel süreçlerde bu kayıtların ayrıca değerlendirilebildiğini hatırlatmak gerekir.
  • Müsadere: HAGB kararı hukuki sonuç doğurmasa da müsadereye ilişkin hükümler uygulanır.
  • Kanun yolu: 1 Haziran 2024'ten itibaren verilen HAGB kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; karar bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece sıfatıyla verilmişse temyiz yolu açıktır. İnceleme usul ve esas yönünden yapılır (CMK m.231/12).
  • Ertelenemez ve çevrilemez: HAGB'ye konu edilen hapis cezası ayrıca ertelenemez ve seçenek yaptırıma çevrilemez (CMK m.231/7).
Beraat bekleyen sanık için kritik nokta

HAGB artık sanığın rızası aranmadan verilebildiği için, suçsuzluğuna inanan bir sanık HAGB kararını "zararsız" görüp kesinleşmeye bırakmamalıdır. Beraat talebine ilişkin itirazlar, HAGB kararına karşı istinaf dilekçesiyle üst mahkemeye taşınmalıdır.

Kısa Süreli Hapis Cezası ve Seçenek Yaptırımlar (TCK m.50)

Türk Ceza Kanunu'na göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır (TCK m.49/2). Kısa süreli hapsin kişiyi cezaevi ortamıyla tanıştırmanın ötesinde pek bir yarar sağlamadığı düşüncesiyle kanun koyucu, bu cezaların başka yaptırımlara çevrilebilmesine imkan tanımıştır.

TCK m.50/1'e göre mahkeme; suçlunun kişiliğini, sosyal ve ekonomik durumunu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özellikleri göz önünde bulundurarak kısa süreli hapis cezasını şu yaptırımlardan birine çevirebilir:

  • Adli para cezası (uygulamada en sık başvurulan seçenek; halk arasında "paraya çevirme"),
  • Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi,
  • En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme,
  • Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma,
  • Sağladığı hakların kötüye kullanılarak veya dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmişse, mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması ya da belli bir meslek veya sanatı yapmaktan yasaklanma,
  • Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılma.

Çevrilen yaptırım artık asıl mahkumiyet haline gelir (TCK m.50/5). Yani hapis cezası adli para cezasına çevrildiğinde kişi, hukuken adli para cezasına mahkum olmuş sayılır.

Suçun tanımında hapis ile adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüş ve mahkeme hapis cezasını tercih etmişse, bu hapis cezası artık adli para cezasına çevrilemez (TCK m.50/2). Çünkü mahkeme hapsi seçerek adli para cezasını yetersiz bulduğunu zaten göstermiştir. Bu durumda diğer seçenek yaptırımlara çevirme imkanı ise devam eder.

Zorunlu Çevirme: TCK m.50/3

TCK m.50/3, mahkemenin takdirini ortadan kaldırır ve iki durumda kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesini zorunlu kılar. Her iki durumda da ortak şart, kişinin daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmasıdır:

  • 30 gün ve daha az süreli hapis cezaları: Sonuç ceza 30 gün veya daha azsa mahkeme bu cezayı mutlaka bir seçenek yaptırıma çevirir.
  • Çocuklar ve 65 yaş üstü: Fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş olanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları da zorunlu olarak çevrilir.

Burada dikkat edilmesi gereken üç nokta vardır:

  • Zorunluluk, hapsin bir seçenek yaptırıma çevrilmesine ilişkindir. Hangi yaptırımın seçileceği (adli para cezası, kamuya yararlı iş vb.) yine mahkemenin takdirindedir.
  • Yargıtay'a göre "daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olma" şartı suç tarihi itibarıyla ve kesinleşmiş mahkumiyetler bakımından değerlendirilir. Çocukken alınmış bir hapis cezası zorunlu çevirmeyi engeller; ancak takdiri çevirme imkanı devam eder.
  • Mahkeme çevirme talebini reddederken yalnızca "yasal koşulları oluşmadığından" demekle yetinemez; somut ve dosyaya uygun bir gerekçe göstermek zorundadır. Bu eksiklik, istinaf ve temyizde sıkça bozma sebebi yapılmaktadır.

Hapis Cezası Paraya Nasıl Çevrilir, Ödenmezse Ne Olur?

Uygulamada hapis cezasının her bir günü bir gün adli para cezası olarak kabul edilir; gün sayısı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak belirlenen bir gün karşılığı miktarla çarpılır (TCK m.52). 1 Haziran 2024'ten itibaren bir gün karşılığı en az 100 TL, en fazla 500 TL'dir. Bu tarihten önce işlenen suçlarda ise lehe olan eski sınırlar (20-100 TL) uygulanabilir.

Örnek

Sanık hakkında 5 ay hapis cezası verildiğini ve bu cezanın adli para cezasına çevrildiğini düşünelim. 5 ay, 150 gündür. Mahkeme bir gün karşılığını alt sınırdan 100 TL olarak belirlerse sanık 150 × 100 = 15.000 TL adli para cezasına mahkum edilir.

Mahkeme, kişinin ekonomik durumunu dikkate alarak adli para cezasının ödenmesi için hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yılı geçmeyen bir süre verebilir veya cezayı taksitlendirebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit sayısı dörtten az olamaz (TCK m.52/4).

Hüküm kesinleştikten sonra infaz savcılığı ödeme emri gönderir. Ceza ödenmezse, ödenmeyen kısım infaz hukukundaki usule göre kamuya yararlı işte çalıştırma veya hapis yoluyla infaz edilir (5275 sayılı Kanun m.106). Çocuklara verilen adli para cezaları ise hapse çevrilemez.

Taksirli Suçlar ve Yaptırımın Yerine Getirilmemesi

Taksirli suçlarda uzun süreli hapis (TCK m.50/4)

Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan uzun süreli hapis cezası da diğer koşullar varsa adli para cezasına çevrilebilir. Trafik kazası sonucu taksirle ölüme veya yaralanmaya neden olma gibi dosyalarda bu imkan sıkça gündeme gelir. Ancak bilinçli taksir halinde bu hüküm uygulanmaz.

Seçenek yaptırım yerine getirilmezse (TCK m.50/6-7)

Seçenek yaptırımın gereklerinin, hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde yerine getirilmesine başlanmaz veya başlanıp da devam edilmezse, kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilir ve bu karar derhal infaz edilir. Yaptırımın yerine getirilmesi hükümlünün elinde olmayan nedenlerle imkansız hale gelirse ise başka bir seçenek yaptırıma hükmedilir. Adli para cezasına çevrilen cezalarda ödenmeme hali ise yukarıda anlattığımız infaz usulüne tabidir.

HAGB, Seçenek Yaptırım ve Erteleme Karşılaştırması

HAGB (CMK m.231)Seçenek yaptırım (TCK m.50)Erteleme (TCK m.51)
Uygulanabilen ceza2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası1 yıl veya daha az hapis (taksirli suçlarda daha uzunu da adli para cezasına)2 yıl veya daha az hapis (18 yaş altı ve 65 yaş üstü için 3 yıl)
Mahkumiyet doğar mı?Hayır; hüküm açıklanmazEvet; çevrilen yaptırım asıl mahkumiyettirEvet; yalnızca infaz ertelenir
Sabıka kaydında görünür mü?Hayır; ayrı sistemde tutulurEvetEvet
Denetim süresi5 yılYok1-3 yıl (mahkum olunan cezadan az olamaz)
Önceki mahkumiyet şartıKasıtlı suçtan mahkumiyet olmamalıZorunlu çevirmede daha önce hapis cezası olmamalı; takdiri çevirmede böyle bir şart yokKasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezası olmamalı
İhlal halindeHüküm açıklanırYaptırım yerine getirilmezse hapis infaz edilirErtelenen ceza kısmen veya tamamen infaz edilir
Başarıyla tamamlanırsaDava düşer; mahkumiyet doğmazYaptırım yerine getirilmiş olurCeza infaz edilmiş sayılır

Mahkeme sonuç cezayı belirledikten sonra bu kurumların her birini ayrı ayrı ve gerekçesiyle değerlendirmek zorundadır. Uygulamada sık görülen bir yol, kısa süreli hapis cezasının önce adli para cezasına çevrilmesi ve çevrilen adli para cezası hakkında HAGB kararı verilmesidir. Buna karşılık HAGB'ye konu edilen bir hapis cezası ayrıca ertelenemez veya seçenek yaptırıma çevrilemez (CMK m.231/7). Erteleme ise yalnızca hapis cezaları için mümkündür; adli para cezası ertelenemez.

Hangisi Daha Avantajlı?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur; sanığın durumuna göre değişir:

  • Sabıka kaydı önemliyse HAGB öne çıkar. Kamu görevine girmeyi planlayan, mesleki ruhsatı olan veya iş başvurularında temiz bir adli sicil belgesine ihtiyaç duyan biri için mahkumiyet doğurmayan HAGB genellikle daha avantajlıdır.
  • Beş yıllık risk göze alınamıyorsa çevirme daha güvenli olabilir. HAGB'de beş yıl içinde işlenecek kasıtlı bir suç, eski hükmün de açıklanması sonucunu doğurur. Adli para cezası ise ödendiğinde infaz tamamlanır; ancak mahkumiyet sicile işlenir.
  • Erteleme mahkumiyetle birlikte gelir. Ertelenen ceza sicilde görünür ve denetim süresindeki ihlal halinde cezaevine girme riski vardır.
  • Beraat iddianız güçlüyse kanun yolunu kullanın. HAGB artık sanığın rızası aranmadan verilebildiği için, suçsuzluk iddiasındaki sanık HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

HAGB sabıka kaydında çıkar mı?

Hayır. HAGB kararları adli sicil belgesinde görünmez; yalnızca yargı mercileri tarafından, bir soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olarak görülebilen ayrı bir sistemde tutulur.

HAGB'yi kabul etmeme hakkım var mı?

1 Haziran 2024'ten itibaren verilen kararlarda hayır; sanığın kabulü şartı kaldırılmıştır. Bunun yerine HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurabilirsiniz.

Denetim süresinde trafik kazası yaptım; HAGB açıklanır mı?

Hayır. Hükmün açıklanmasına yol açan, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmesidir. Taksirli suçlar, bilinçli taksirle işlenmiş olsalar bile bu sonucu doğurmaz.

20 günlük hapis cezası aldım; mahkeme paraya çevirmek zorunda mı?

Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemişseniz mahkeme bu cezayı bir seçenek yaptırıma çevirmek zorundadır (TCK m.50/3). Ancak hangi yaptırımın seçileceği mahkemenin takdirindedir; adli para cezası yerine örneğin kamuya yararlı işte çalışmaya da hükmedilebilir.

Paraya çevrilen cezayı ödemezsem ne olur?

Ödeme emrine rağmen ödenmeyen kısım, infaz hukukundaki usule göre kamuya yararlı işte çalıştırma veya hapis yoluyla infaz edilir. Ödeme güçlüğü varsa mahkemeden süre veya taksit istenmesi, sonradan doğabilecek sorunların önüne geçer.

Sonuç

HAGB, seçenek yaptırımlar ve erteleme, kısa süreli cezalarda kişiyi cezaevinden uzak tutan ama sonuçları birbirinden çok farklı olan kurumlardır. Özellikle 2024 ve 2026 değişiklikleriyle HAGB'nin rıza aranmadan verilebilmesi, istinafa tabi olması ve bazı suçların kapsam dışına çıkarılması, savunma stratejisinin baştan doğru kurulmasını daha da önemli hale getirmiştir. Hangi kurumun sizin için daha uygun olduğu; sicil ihtiyacınıza, mesleğinize, önceki kayıtlarınıza ve beş yıllık denetim riskini göze alıp alamayacağınıza göre değerlendirilmelidir.

Cezanın infaz edilmesi gündemdeyse ne kadarının cezaevinde geçeceğini infaz süresi hesaplama aracımızla hesaplayabilirsiniz.

Önemli Hatırlatma

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. HAGB düzenlemesi 31 Temmuz 2026 tarihinde yeniden yapılmış olup uygulaması gelişmektedir; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

İlgili Mevzuat

Mevzuatİlgili hükümler
5237 sayılı Türk Ceza Kanunum.49 (hapis cezaları), m.50 (kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar), m.51 (hapis cezasının ertelenmesi), m.52 (adli para cezası)
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunum.231 (hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması)
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunm.106 (adli para cezasının infazı)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasım.17 (kişinin dokunulmazlığı, işkence ve eziyet yasağı)
7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG: 12.03.2024)CMK m.231 ve TCK m.52 değişiklikleri (1 Haziran 2024'ten itibaren uygulanan hükümler)
7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG: 31.07.2026, sayı 33326)m.15 (CMK m.231'in beşinci ila on dördüncü fıkraları)
Anayasa Mahkemesi, 10.07.2025 tarihli, E.2024/98, K.2025/149 sayılı karar (RG: 31.12.2025)CMK m.231'in HAGB'ye ilişkin fıkralarının iptali

Dosyanız hakkında görüşelim

DTB Hukuk · Kağıthane / İstanbul
0212 343 4336 · 0532 452 9666 · [email protected]
İletişime Geçin→